Dön bak titriyorken ellerinde şafağın yıldız bakıcılar geçer kim geldi penceresinden. Anlık bir duraksama bu ya da ödünç alınmış bir kalemde teskin. Terse düşmüş, ekseni kayıp...
Kasvet çöktü yürekte hem sinince de hasret Bir devayı mı aramakmış bendeki gaflet Ko yansın ki dilde istemem gayrı muhabbet Seheri medet mi tutsam esin için...
Selim Berekat’a* Kürt yarınını hatırlıyor, ziyaret ettiğimde onu… Bundandır ki süpürüyor toz süpürgesiyle: Uzak dur benden! Çünkü dağlar dağlardır. Sonra votka içer tarafsız bırakmak için hayali...
sümer mitlerini okurken içine düştüm mezopotamya soğuk çok üşüyorum kanım sızlıyor soğuktan hücrelerimin fısıltısı dolanıyor içimde farklı bedenler taşıyormuşum gibi farklı hayatlar yaşıyormuşum gibi rüyalara uyanıyorum...
Soğukta titreyen yavru bir kediYanıp yanıp sönen sokak lambasıRüzgarın titrek sesiBirbirine sığınmış ellerimKorkuyorum….Tanrım biliyor musun;Korkuyu?“Korkma”KorktumKorkmaya devam ediyorumLimansız bir gemi olmak istiyorumKifayetsiz bir kelime olmakGökyüzünün sırma saçlarında...
(sırrı süreyya önder’e) onlar karanlık yanına inanır yaşamın, yalnızca soğuk duygular vardır, buzlu sularda yüzer bencillikleri, yalnızca şiddetle dolu elleri vardır, başka bir şey bilmezler, kendilerine...
Kadın dedi kiAyda yaşamak istiyorumBuğday tarlasıyla,bir ağaçla, bir keçiyleve seveceğim adamla. Çocuk dedi ki,Bir serçe istiyorum beslemek içinBir kedi istiyorum oynamak içinResim defteri ve renkli kalemlerkediyi...
‘Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim’, dedin‘bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;-bir ceset gibi- gömülü kalbim.Aklım...
Geçmişimin gölgesi, geleceğimin belirsizliği bırakmıyor peşimi. Tüm gözleri böylesine üstümde hissederken, olması gerekenle olmasını istediklerim birer uçurum misali önümde duruyorlar. Ben, ikisini de düşünmeden sadece atlamak...
Duvarlarının en azından birinde Aşk bir vebadır. Yazmayan hiçbir memlekette Rahatça koynuna giremem. Nabat bir tevellüt aşındırıyorum Beklenirken damla,beklenirken sıhhat Beklenirken aydınlık bir halk oluşunu Ben...
Bu kalemin ucunda sanki kömür yerine kan durur; kendimi yitiriyorum Bunca kelamı kim oluşturur bu ahraz dizelerde? Toz konmamış esmer derime yapışan bir lanetli ruh, Öfke...
Ey ulu göğsünde saklayan bilgiyi Aç bize surlarını Bilelim şimdiyi Ve sonrayı Yeniden başlamak zamanı değil midir? Saatin yelkovanı ve akrebi Öğret bize Koca bir çınarı...