Yüksek tavanlı bir ev, evin çalışma odası. Camdan içeriye sızan gökyüzü. Duvarlar kitaplıkla dolu, kitaplıklar gelişigüzel dizilmiş binlerce kitapla. Kitaplıklardan kalan boş yerlerine duvarın, birtakım film...
Lucretia* gelip uçurumun ağzında durdu. Önünde sonsuz gökyüzü, gökyüzünün altında ise dipsiz okyanus vardı. Elinde bir hançer tutuyordu. Bu hançerden pıhtılaşmak üzere bir kanın son damlaları...