Şiir
Meryem Ağar – Tespih
Ah benim bu hevesli çocuk ellerim
Dokunmayı arzuladın, eyvallah sana
Görünmeyene inandın zor olana kandın
Korkmadın babanın tespihlerini tuttun ve
heybetli bir Allah yaptın kendine, eyvallah sana
Bembeyaz ve asil bir attı Allah,
Emirler yağdıran, çatık kaşlı, gövdesiz bir at!
Işıklar saçan öfkeli bir diktatör
akşamları eve gelen zorba bir baba
İmamesi boynu, püskülü yelesi olan
tespihten bir attı Allah!
Anne! Anne bak şeytan aklıma giriyor
oku bana, tövbeestağfurullah!
Defalarca sordum:
“Anne, Allah beni seviyor mu?
Peki ya babam?”
Annem en iyi susmayı bilirdi
Dokunarak cevap aradım çocukça her soruma
Ama ellerim küçüktü dünya uzak
Dünya: doğup büyüdüğüm evdi
dünya köhneydi, dünya rutubetliydi
dünya akşamları soba ve sigara dumanı
gündüzleri de naftalin kokardı.
Annem gündüz babam akşam
Allah gece
ruhuma üflerdi.
Babam küfür ederdi ona,
annem dua;
ben üçünü de severdim.
İkisinin de elinde tespih;
birinin elleri yakaran bir kulun acizliğinde,
diğeri inançsız ve korkusuz
bir kabadayı öfkesinde.
Biri zikreder Allahı,
tespih tanelerine teker teker dokunur
ve doksan dokuzu üçe böler;
diğeri susar ve tespih sallar,
susar ve tespih sallar,
tek otuz üçlük.
Bir gün geldi sızladı ellerim
“baban Allah’a kavuştu” dediler
Dedim: Ben babama hiç kavuşamamışken
Hak mıydı bu yarabbelalemin!
Sonra belki bir cinnet
belki bir yoksunluk anıydı;
toy cesaretini, çocuk öfkesini alıp da yanına
bildiği tüm tespihlerin ipini kesti
benim bu kâfir, müşrik, yetim ellerim
O günden sonra bir çocuğu tokatlamış gibi
suçlu ve günahkâr ilan ettim ellerimi,
bir daha da Allah’la da babamla da
ellerimle de aram hiç düzelmedi.
Şimdi bazen beynime çakılı kalıyor şu fikir/ dönüp ellerimi hırpalıyorum:
Belki de ikisi de beni hiç sevmedi.
Ya hak diyorum yine de, ya hak
koca bir halat oluyor gırtlağımda bak,
hızlıca dünyaya koşan, ipini koparmış bir tespih tanesi.
