Yazılar
Ahmet Telli – Devrimci Kürt Şairi Ciğerhun ve “Lenin Şafağı”
“Lenin Şafağı”, devrimci Kürt şairi Ciğerhun’un Türkçeye kazandırılan şiirlerini içeriyor. Şiirler Kürt ulusunun devrimci savaşımından, bu ulusun kendine özgü kültürüne yabancılaşmamış, yüreğinde bu soyluluğu taşımanın onurunu da yansıtan bir şairin ürünleri.
Şiirlere Kürt türkülerinin kıvrak ezgileri de kaynaklık ediyor genellikle. Kitapla ilgili bir yazısında Sadık K. Nuhoğlu şöyle diyor: “Bu şiir, hangi anlatım olanaklarından kaynaklanıyor dersiniz? On yedinci yüzyılda edebi bir dil olmaya başlayan, Ehmedê Xanî’nin çabalarıyla olgunlaşan Kürtçe’nin gelişiminde Celadet Bedirhan’ın, Şivan’ın büyük hizmetleri olmuştur ve Kürt edebiyatının en gelişkin lehçesi Boti lehçesidir, bu lehçenin yetiştirdiği sanatçılar, Ehmedê Xanî’nin açtığı yoldan günümüze ulaşmışlardır vb. ondan mı? Sadece bu değil; Ciğerhun çağdaş kavrayışıyla, ileri insanlıktan yana olan yaklaşımıyla anlatım olanaklarını genişletiyor.”
(“Türkiye Yazıları”, sayı: 1)
Bu saptayım, Ciğerhun’un hangi kökten geldiğinin belirlenmesi bakımından önemlidir.
“Lenin Şafağı”, yalnızca şiirlerin anlattığı özle sınırlı değil, özün ve biçimin en uyumlu bir örneği niteliğinde aynı zamanda. Şair, “Ben”i, “Biz” düzleminde yakalamasını bilir. Kürt devrimci savaşının soluğunu her şiirde, dizede bulmak olası. Bu savaşın emekçi kitleleri kucaklayan özü ve yeri:
“Kafamızı kırıyorlar sopa ve kamçıyla
Boyunduruktakilerini, yoksullarını
Yalınayaklarla açlarını…
Artık bizden korkun, günümüz geldi işte
Ölsün köleci, yaşasın bu vatan
Bu Kürdistan ve özgürlük!
Öl köleci zorbalık!”
Şiirler, anlatımcı bir yöntemle, Kürt ulusunun anti-sömürgeci ve anti-oligarşik savaşımının yoksul halkın yaşamından aldığı kesitlerle yansıtır:
“Kürt işçileri, tümüyle işte
Elde sopa, kazma-kürek
Tüm dünya işçileri gibi
Yiğit ve aslan
Kesiliyor savaşta”
Ciğerhun, Kürt emekçilerinin üretim sürecinde, emeğin ve üretimin kendilerinden çok şeyler kattığını vurgulayan “Pamuk Bizim, Ama Biz Çıplağız” adlı şiiriyle kendi diline en güzel şiirlerden birini kazandırıyor:
“Gözyaşlarımızla sularız seni, hey pamuk
Bu eller çalıştırır, bu adımlar güzelleştirir seni
Elde kazma, elde kürek
Bütün işler bizim omuzlarda
Türküler çağırarak üretiriz seni
Altın baharlarına varırsın sonunda”
Ciğerhun kendi ulusunun savaşımını, dünya devrimci pratiğinden soyutlamaz. Hatta, dünya devrimci pratiğiyle zenginleşmiş bir savaşımın soluğunu sindirir şiirlerine. Marksizm-Leninizmin o zengin kaynağından çıkarak yine oraya yönelir:
“Kaçtı içi boş kaya gibi çürük/dönek arkadaşlar!…
Ama yürüyoruz, başımız yüce
Gözümüz ileride
Salmış bize ışıklarını
Aydınlatıcı şafak
Kızıl şafak, Kuzey şafağı
Marks Şafağı, Lenin şafağı
Şavkı vurdu Kürtlere
Yaşasın Stalin
Yaşasın Stalin…”
“Lenin Şafağı”, duyarlılığın da en yetkin örneklerini veren şiirlerle yüklü bir yapıt.
“Gül Satıcısı” adlı şiir, Ciğerhun’un şiirde içtenliğini ve yaratıcı gücünü gösteren en güzel örneklerden biri:
“Bir gül satıcısı gördüm uyandığımda
Çok sevindim, gül kalbe değişecek diye
Pazarlık ettik,
‘Takas etmem’ dedi;
‘Gülle tapan canını da verir üstüne’
Canımı da kalbimi de verdim,
Kalp seslendi:
‘Hey Ciğerhun, bir gülle değişti kalbini”
Dizelerde yoğun bir imge örgüsünün, devrimci bildiriyiyle bütünleştiğini görmek olası. Devrimci şiirin kitlelere yönelik en güzel örneklerini bulduğumuz “Lenin Şafağı”nı ve Ciğerhun’u tanımak görevimiz olmalı. Kürtçenin o zengin anlatım olanaklarını ve duyarlılığını bir kez de Ciğerhun’un şiirleriyle tatmalı.
“Lenin Şafağı”: Ciğerhun’un şiirleri / Kürtçeleriyle birlikte Türkçe basımı, Bora Yayınları – 1976
Kaynak: Kurtuluş Haftalık Gazetesi Nisan 1978 Sayılı Nüsha.
