Connect with us

Şiir

Yiğit Ergün – sitüasyonist mırıkyos ya da emeyrem sesleniş

Published

on

nereden başlayacağımı bilmeden edindiğim derdin ortasında
oylumca of çeke yoruldum bir daha
durdum telefona baktım, telefon durmadan bana baktı
şurekanın şakırdısı fazlaca çatlak
önemsedim, önemliydi düşünmek
düşünmeden önemsedim
önüme meclis çöktü, gölgemde muhbir bitti
ulusalcılar çıkarlaşınca ulusalı bıraktım.

tezgâhın ortasında güller açtı
ters dikenler kulunç sırıttı
sırtüstü yatınca göğe yaklaştım
geze geze gezegende gezdiğimle kaldım
beride bir çağ kapandı, ötede bir şey açılmadı
söylemim bilmediğim sözlere karıştı
marksistler şirketleşince marks’ı bıraktım.

silkeli salıncağa sancak taktım
halkalı boncuğun içinden geçtim
burada bir taş belirdi, oraya taşlar yağdı
öyle bittik ki; bit bit içli
kafamız bir yere, gövdemiz her zerre
bite bite tükenmedik ama
müteahhit maldan çalınca apartmanı bıraktım.

gelecek bir türlü gelmedi, ayağım geçmişte
takılı kaldı şimdi, şimdi hiç geçmedi
nereye varsam gösteriş, boyluca şatafat
nereden kaçsam peşimi bırakmadı kapital
ona kuruldum, onca ah çektim, ondan geçemedim
sürrealisti de aynı minimalisti de öyle
bauhaus ya da gotik, feng shui ve kabare
hep aynı kubbe, hep aynı inşa
insan mülkü çalınca eşyayı bıraktım.

aşk geldi çattı, hiç yoktan sevdalandım

aşkla kıskanç, aşkla canavar, aşkla küstâhlaştım
aşkın içinde kör oldum, gözümü açmam uzun
aşkın gelgitinde mahvoldum, tepedeyken dip
aşktan sancı sarmaşık, aşkın ızdırabı hortum
aşksız kalınca ona koştum, lanet olsun yıllarca
birkaç yıl eğer yıllarcaysa, o birkaç yıl yılan
aşk zehri nüfuz etti, kendimle aram açıldı
aşk panzehri geç geldi, herkes çoktan gitmişti
aşıkken erkek doğrama cemiyeti manifestosuna kadar ileri gittim
aşkımla isyan, aşkıyla dolambaç, aşkla kulis, aşkıyla feminist
şükür sonra kendime geldim, kan revan yara bere
hastanede yattım, çok kilo verdim
programa uydum, planları erteledim
aşkla gördüm kötülüğü, aşkla kötü oldum
iyilik ve sağlıktan sonra kötülük ve hastalıkla boğuştum
sevgilim adıma ve kalbime kastettiği gün feminizmi bıraktım.

yirmilerimdi, çok sosyaldim
elimi sallasam insan, sallamasam daha çok
sürücül bir keşmekeş ve ideolojik doğrular
aldanma ve aldatma yılları, çok yıllar
kendimi kadere astığım hiyerarşik darağacı
demokrasi ağızlarda gezen dalkavuk sakız
özgürlük şeflerin tariflediği reçete
siyaset sarkastik bir sirk
karşı siyaset, yasal olmayan sokak sirki
esrara bilenip enkaza sürüklendim
sordukça ve açıldıkça felsefe güttüm
kendimi yıkmamla başladı yapı
kendimi yıkarak devam ettim
şükür hâlâ kendimi yıkıyorum…
yaşamayı hatırlayınca intiharı bıraktım.


insanla uğraştım, zordu insanlar
lobiler, lobiler her yerdeydiler
uzak ve yakın, en yakınlarıma kadar
ben çoğullaştıkça onlar tekilleşti
ben tekilken onlar her yerdeydi
takıntılarımı taşımaktansa,
döktüm ne var ne yok öyle uluorta

bütün odalar ve tüm adresler onların
içlerinde yüzdüm ama boğulmadım
lobilere çarptım, bir çengele takıldım
arkadaşlarım yargı, yoldaşlarım barikat
olsun onları unutmadım,
onlar yapılandı, şık kıyafetler ve salonlar
onlar yapılandı ben yıkılmaya devam
en yakınım sansürleyince arkadaşımı bıraktım.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir