Şiir
Hazal Yağmur Keskin – Vuslat Menzili
Gör ki cemâl perdedir, cemâl sanılan yâr,
Nice yüz var ki güler, gönlü ise hep târ.
Aşk dedikleri bir nefestir hevâdan,
Hakk aşkı ise doğar secdede sabâdan.
Lâkin aşk sanılan, ne hevestir ne gam,
Gerçek aşk Mevlâ’dır, her şey O’na ram..
Meğer bu bekleyiş, seni değilmiş ey cân,
Bir vuslatın arifesiymiş Rabbimle olan.
Ama kalp bilirmiş, riyâ ile ihlâsı,
Bir vakit gelir de çöker Hakk’ın basîrı faslı.
Sevgi, şekil değil; manâdır, vuslatla yoksa
Aşkı, ara pirlerin nazarında,
Hazret Mevlânâ’nın dön semasında.
Kaybol Rufai’nin nefsini ayaklar altına alışında.
Züleyha bile, Yusuf’a değilmiş muhtaç,
Onun suretinde görmüş aşkın taç.
Aşk, Leyla’da kalmaz, geçer Mevlâ’ya,
Seven, surette değil, arar mâşuku duâda.
Sanma ki her bakan görür aynayı hakla,
Nice göz bakar ki, kördür aşkın ırmağına.
Sakın sanma aşk meyhanesi dünya sînesindedir.
Aşk bir şaraptır ki, içeni ser-mest eder,
Ama bu aşk, mecazı değil, Hakk’ı söyler…
Yol uzun, menzil dar, nefis azgın, heva dipsiz.
Fakat bir nûr var ki, aşkın bağrında doğar:
O da Allah dostlarının nazarında yanar.
Zira aşk, aşkı bilene sır olur,
Sır, dostun nazarında sırât olur.
