Connect with us

Şiir

Abdulkadir Taş – Masumiyet Öldüğünde

Published

on

Eskiler,

Bazen hatırlamak unutmak için iyi bir şeydir, demişlerdi.

Bunu anladığımda ayağı sakat Danyar oluyordum.

Ya da Yedigey oluyordum yaşlı tren istasyonlarında.

İsa, ekmek ve zeytin adına Tanrıya yemin ederim ki

Anladığım, sadece boğazıma düğümlenmiş ekşi bir elma tadıydı.

Nasıl bu kadar Sadık’ın Kör Baykuş’u olmuştum.  

Belki de olmalıydım bıçaklamalıydım onu on iki yerinden.

Hak ediyordu bunu, gözlerinden yanaklarına akan sayrılıktan.

Oysa insan en çok kendini kandırırdı, sanırım bunu bilmiyordu.

Yalnızlığın suretinde bir ateşti o,

İkinci kol düğmem kadar da ayar bozucuydu aslında.

Halen anlamaya çalışıyorum;

Caravaggio neden Meryem’i resimlerinde kötü çizer,

Ve tırnaklarını kirli gösterirdi.

İdamına yollar inşa etmek için mi?

Arkasında deliller ve kanıtlar bırakmak için mi?

Hangisi, bunlardan hangisiydi?  

At koşum takımları, konçerto, tiyatro salonları

Çay, çimen ve toprak kokusu,

Hiçbiri anlamaz beni, anlamaz tırnaklarımdan dökülen iniltileri,

Yusuf gibi kuyunun dibine düştüğümde,

Anladım yalnızlığın suretinde bir ateşti o.

İsa, ekmek ve zeytin adına Tanrıya yemin ederim ki

Hatırladığım, sadece boğazıma düğümlenmiş ekşi bir elma tadıydı.

Ve Sadık’ın Kör Baykuş’u gibi onu on iki yerinden bıçaklamalıydım.

Bilmeliydi ellerin sadece tütün sarmadığını. 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir