Şiir
Hikmet Nazlı – Eşik Sapması
Marizlenmiş bir eşiğin tam ortasında kaldım
Geçmek fiili damarlarımdan çekildi
Sürtünen bir tereddüt yerleşti havsalama.
Senin adın,
Ağzımda çoğalan bir mineral
Kırıldıkça keskinleşen,
Anlamları yaralayan vurdukça.
Düstursuz, arsız.
Artık o şehir;
Kendi haritasını inkâr eden bir organizma.
Sokaklar birbirine bağlı değil
Yürüdükçe yön değil, hüzün birikiyor.
Bükük, ekseni gizli.
Hafızam, su tutmayan bir kap;
Ne doldursam sızıyor,
Sızlayarak bir sızıntı diyârında.
Dokunduğum yüzeyler zâlim,
Beni iade etmiyor artık her temas
Çevremde fink atıyor mezâlim.
Ölçmedim ki zamanın üzerimde bıraktığı tortuyu
Tanınmadığım yer o zaman
Bilmez çabalarımı anlamaz, görmez
ki kalp;
Çabalar çabası dersinden ikmalde.
İkbalde ise yenilmek var, dırdır yüklü dünyada.
Arsız zaman, fetbaz.
Bize dokunan çetin yanı çok yaman.
Seninle aramdaki şey
Mesafe falan değil; ayrı ayrı yokluk
Birbirine değmeyen.
